OSMANLICA MI? TÜRKÇE Mİ?
Cesurhan Taş

OSMANLICA MI? TÜRKÇE Mİ?

Bu içerik 459 kez okundu.
Milli Eğitim Bakanlığınca Antalya’da düzenlenen 19’uncu Milli Eğitim Şurası Genel Kurulunda; Osmanlıca dersinin, İmam Hatip liseleri ve Sosyal Bilimler liselerinde zorunlu, diğerlerinde ise seçmeli ders olarak okutulması kararlaştırıldı. Zaten, geçtiğimiz yılda Milli Eğitim Bakanlığı ile Hayrat Vakfı arasında imzalanan protokol çerçevesinde Osmanlıca, yaygın bir şekilde halka öğretilmeye başlanmıştı. Bu yaygın eğitim çalışmaları yeterli olmamış olacak ki, Osmanlıcanın resmi okullarda zorunlu olarak öğretilerek örgün eğitimin de bir parçası haline getirilmeye çalışıldığı görülüyor.
Gündelik yaşamda konuştuğumuz, yazdığımız ve anlaştığımız Türkçe, kime yetersiz geldi de Osmanlı dönemi Türkçesine dönmek bir zaruret oldu, pek anlaşılamadı. Bir süre önce herkesin bildiği ve anladığı “Milli Eğitim Müfettişi” unvanı değiştirilerek “Maarif Müfettişi” yapıldı. “Eğitim” sözcüğü, yerleşmiş ve yaygınlaşmış iken, unutulan ve kaybolan “maarif” sözcüğünü getirmek, neye hizmet etmektedir? Türkçe bir sözcük yerine Arapça bir sözcük kullanmanın, ülkemizdeki eğitimin kalitesine katkısı ne olmuştur? Tüm bu icraatlardan, eğitimin kalitesiyle ilgili bir kaygı taşınmadığı, sıkıntının Türkçe ile ilgili olduğu düşüncesi oluşmaktadır. Türkçenin ortak eğitim ve anlaşma dili olması, bir zümre insanı rahatsız mı etmiştir?

Millet, benzer olaylara benzer tepkiler veren insanlar topluluğudur. Bu anlamda bir Alman milletinden, bir İngiliz milletinden bahsedebiliriz. Peki, “Osmanlı Milleti” kimdir? Benzer duyguları ve düşünceleri paylaşan, aynı olaylara aynı tepkileri veren insanlar topluluğu olarak “Osmanlı Milleti” nerededir? Osmanlı bir millet midir ki dili “Osmanlıca”, zorunlu bir ders olsun? Osmanlıca belge okumak için, herkesin Osmanlıca öğrenmesine ne hacet…

500 yıl önce yazılan halk şiirlerini, Osmanlıca bilmeyen birisi bile kolayca anlayabiliyorken, geçmişin yapay bir zümre dilini bugüne zorlamak niye?

Esasında “Osmanlı Milleti” diye bir millet yoktur. Osmanlı tebası halklar vardır ve bunlar, hiçbir zaman bir millet haline gelememiştir. Osmanlı Devleti döneminde, “Osmanlıcılık” siyaseti güdülerek bir “Osmanlı Milleti” oluşturulmaya çalışılmış, ancak başarısız olunmuştur. Daha sonra “İslamcılık siyaseti” ile Müslüman teba bir millet sayılmış ve devlet, bunlar üzerinde yeniden tanımlanmış ancak yine başarısız olunmuştur. Daha sonra “Türk Milleti” kimliği üzerinde Türk Devletine dönüşülerek başarılı olunmuştur. Başarılı bir sistem ortada iken, başarısızlığı ispatlanmış bir sisteme neden dönülmek istenmektedir? Türk Milletinin milli devletinden kimler, neden rahatsız olabilir?

Elbette Osmanlı hanedanlığı bir Türk ailesidir. Osmanlılar, büyük Türk Milletinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle de öğrenilmesi ve öğretilmesi gereken dil, Osmanlıca değil, Türkçedir. Tüm ağız, lehçe, incelik, özellik ve güzellikleriyle Türkçe, bizim yegane dilimizdir.

Okullarımızda İngilizceyi, Fransızcayı yabancı dil kapsamında zorunlu ders olarak okutuyoruz. Peki, Osmanlıcayı hangi kapsamda okutacağız? Osmanlıcayı yabancı dil olarak okutmayacak isek, zorunlu Türkçe derslerine alternatif olarak mı Osmanlıcayı getiriyoruz? Hedef Türkçe dersleri mi? Adım adım Türkçe derslerini kaldırıp, yerine Osmanlıcayı mı ikame edeceğiz? Osmanlıca metin okuyabilen ve Arapça bilen birisi olarak Arap alfabesiyle yazılan Osmanlıcanın, Türklerin hançeresine uygun olmadığını düşünenlerdenim. 1000 yıl önceki yazımızı okuyamıyoruz da 2000 yıl önceki yazımızı çok mu iyi okuyoruz? Geriye doğru gidilecekse, öğrenmemiz gereken dil Osmanlıca değil, “Göktürkçe” olmalıdır.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Nallıhan'da Arı Kovanı Desteği
Nallıhan'da Arı Kovanı Desteği
SÜRPRİZ HEDİYELERİ 23 NİSAN'DA ALDILAR
SÜRPRİZ HEDİYELERİ 23 NİSAN'DA ALDILAR