Bir araya gelmemeliydik

Bilgisayarımın başına bir şeyler yazmak için oturdum. Bir fincan Türk kahvesi pişirip, porselen fincanı gümüş bir tepside masamın üzerine koydum. Yanında küçük bir demet papatya ve küçük bir parça lokum vardı.. Elbette müzik olmazsa olmazımdı.

Bir araya gelmemeliydik
Bu içerik 712 kez okundu.

Hande Yener ve Serdar Ortaç’ın düeti “İki deli bir araya gelmemeliydik” şarkısı çalmaya başladı. Güzel bir şarkıydı. İçim ısındı şarkıyı dinlerken. Belki de herkes biraz deliydi tıpkı bizim gibi. Sanki bizi tanımış öyle yazılmıştı sözleri. Ne kadar bize benziyordu şarkıda anlatılanlar. Kahramanlarsa ne kadar bizdik…


Bizde iki deli bir araya gelmiştik. Senin de çılgın bir dünyan vardı, benim de. Yapacağımız ne çok şey vardı aslında yapamadığımız. Güvendiğimiz ne çok insan vardı güvensizliği öğrendiğimiz. Ne kadar çok aldatılmıştık, içimizde oluşan ilk yara kapanmadan.


Kabuk bağlamıştı içimizdeki sevgi, o kabuğu yarıp hiç kimseyi içimize alamıyorduk. Sevmeyi istiyor, sevilmekten korkuyorduk. Neydi bize sevgisizliği öğreten? Ansızın bırakıp giden insanlar mı? Yoksa mış gibi yapan duygu sahtekârları mı? Bir şeyler içimizi yakmıştı elbet. Söndüremiyorduk içimizdeki yalnızlığın ateşini. Neydik biz? Bize uyan bir tanım var mıydı? İki deli olmanın dışında.


Belki düşünsek bir şeyler bulurduk bizi tanımlayan. Ama ikimizi bir çerçevenin içine hapsetmek istemiyordum. En azından düşüncelerimiz bizden ayrıydı. Her ne kadar bir olmaya çalışsak ta. Sen ayrı türküler söylüyordun, benimse başımda kavak yelleri esiyordu.

Hatırlar mısın bizim fotoğrafımızı koyman için sana gümüş bir çerçeve almıştım. İçine en mutlu halimizi koyalım diye, o kadar mutluyduk ki, en mutlusunu bulamamıştık da, uzun süre çerçeve boş kalmıştı. Doğum günümde, bana sürpriz yapıp kostümcüye götürmüştün.

Bizde başkası olmuştuk giydiğimiz kostümlerle. Ama içimiz hep biz kalmıştı. İçimizdeki saflığı kirletememiştik uğraşsak ta. Biz başkaları gibi olamıyorduk. En azından çıkarlarımız için kimsenin gözlerine aşkla bakmak için kendimizi zorlamıyorduk. Seviyorsak yürekten sarılıyor, sevmiyorsak seviyormuş gibi yapmıyorduk. Sen benim için neydin? Ya da ben senin için neydim? Tanımlayamıyordum.

Bizi isimlendirmiyorduk ikimizde. İlla bir kalıba girmemiz gerekmiyordu. İlla bir şey söylememiz gerekirse iki deli yeterliydi. Sen benim yarım kalan tarafım, ben de senin yarım kalan tarafındım. Ne kadar huzur buluyordum seninle olduğum zamanlarda. Sevgiyle ikram ettiğin karamelli pastadan bir çatal alıp, gülümseyerek sana bakmak ne hoştu? Ardından birlikte sade bir kahve içip fal baktırmak.

Neyi duymak istiyorduk? Sen var olacak mıydın gelecekte de? İşte ben onu merak ediyordum. Bir kafeye gidip, gramofondan Zeki Müren şarkıları dinliyorduk. Şarkıları dinlerken ağlıyorduk. Karga gibi sesimizle gözyaşları eşliğinde biz de plaktan çıkan şarkılara eşlik ediyorduk.

 

Hiç kimse umurumuzda olmuyordu. Bütün hayallerimi yakıyordum o an. Hiçbir şey düşünmek istemiyordum bizden başka. Sana şiirler yazıyordum hiç okuyamadığım. Defterler senin adınla dolup taşıyordu. Birkaç defa cesaretlenip defterimi vermek istedim ama onu yapabilecek kadar deli değildim galiba.


Defterimi verebilseydim anlardın yüreğimdeki yerini. İlk sinemaya gittiğimiz günü hatırlıyor musun? Duygusal bir filmdi. Ne gülmüştük. Etraftan “Şiiitttt” diye uyarmalarına rağmen biz kendimizi tutamıyorduk. Zembereğimiz boşalmış gibiydi. Her sahneye, her konuşmaya gülüyorduk. Ne keyifliydi seninle film seyretmek. Her şeyi güzelleştiren sendin biliyordum. Sen olmadan renksizdi hayallerim bile.

Gözlerime biraz sen sürüyorum, düşlerim renkleniyordu. Dışarıda lapa lapa kar yağıyordu. Sokaktaki insanları seyrediyordum. Bazıları buzda kayıp düşüyordu. Yüreğim ağzıma geliyordu. bir şey olacak diye korkuyordum. Soğuğa inat, seni düşünüyorum içim ısınıyordu.

Şarkıyı defalarca dinledim. Kahveden bir yudum aldım. Soğumuştu. Kalkıp yenisini pişirdim. Keşke sen de yanımda olsaydın. Karşılıklı içseydik kahvemizi. Şimdi neredeydin bilmiyordum. Birkaç kere telefona sarıldım aramak için vazgeçtim. Seni yazmaya karar verdim. “Ben senin neyindim bilmiyordum ama sen benim her şeyimdin.” Diye başladım.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Nallıhan'da Arı Kovanı Desteği
Nallıhan'da Arı Kovanı Desteği
SÜRPRİZ HEDİYELERİ 23 NİSAN'DA ALDILAR
SÜRPRİZ HEDİYELERİ 23 NİSAN'DA ALDILAR